Karne Zamanı – Krizi Yönetmek

TRT Haber
24 Nisan 2017
Yaz tatilinde çocuğunuzun potansiyelini keşfedin!
5 Temmuz 2017

Karne Zamanı – Krizi Yönetmek

 Yaz geldi, tatil planları yapılmaya başlandı rotalar belirlendi, herkesin içi kıpır kıpır özellikle çocukların. 19 Eylül’de başlayan 9 aylık koca bir dönem 9 Haziran’da karnelerin alınmasıyla sona eriyor. Kimi evde heyecan yaşanacak kimi evde tartışmalar. Ancak büyük tartışmalara girmeye gerek yok, öncelikle kendinize çocuğunuzun neden başarısız olduğunu düşündüğünüzü sormalısınız; çocuğumdan beklentim nedir, çocuğumun yetenek ve yatkınlıkları neler, çocuğum okulda sınıfta mutlu mu, 9 ay boyunca bana kendisi veya dersleri ile ilgili verdiği mesajları kaçırdım mı, onu gerçekten dinledim mi? Konuşmaya başlamadan önce çocuğunuzun yaşını da dikkate alarak kendinize sorduğunuz bu sorular sizin yaklaşımınızı değiştirecek ve onu savunma halinden çıkarıp gerçek nedenleri anlamak için dinleyeceksiniz. Örneğin başarısızlık sadece sayısal derslerde mevcut ise çocuğunuzun aritmetik işlem yeteneğini ile ilgili olabilir ve bunu alışverişlerinizde para verip üstünü ne kadar alacağını hesaplaması gibi günlük hayat içinde geliştirmesine yardımcı olabilirsiniz. Sözel derslerdeki başarısızlığı gidermenin yolu ise okumak, çocuğunuzun ilgisini çeken kitap, dergi, köşe yazısı ya da bir yemek tarifi bile olabilir okusun ve okuduğunu size anlatsın.
 Derslerin yanı sıra çocuğunuzun asıl sıkıntısı arkadaşlar, çevresi hatta kendisi de olabilir. Arkadaşlarıyla sınavlardan hemen önce yaşadığı bir tartışma ya da sabah evden huzursuz çıkması onun dünyasında büyük yer kaplamış ve sınavda odaklanma problemine neden olmuş olabilir. O yüzden diyoruz ki gerçek nedeni ortaya çıkardığınızda çözüme çok daha rahat ulaşabilirsiniz.
Anne babaların karnelere karşı tutumu başarısızlık kadar başarının da neden kaynaklandığını öğrenmek olmalı. Başarılı çocuklara sahip anne babalar çocuklarının ders yanında sosyal, kültürel, sportif aktivitelere ne kadar zaman ayırdığını aynı performansı ders dışı aktivitelerde de gösterip göstermediğini, arkadaşlarıyla, çevresiyle tutumunu takip etmeli. Dünya Bankası’nın verilerine göre Türkiye’de ortalama yaşam süresi 75 yaş bu da ömrümüzün sadece dörtte birinin liseye kadar olan eğitim süresini kapsıyor. İlk dört çeyrekte çocuklarımıza kazandırdığımız alışkanlıklar, sorumluluk alma ve azimli olma bilinci öncelikli olmalı. Başarı ya da başarısızlık sadece notlarla ölçülmediği gibi sevginin değeri bunlara göre değişmemeli. Başarı ve başarısızlık anne babanın beklentisine göre değişen göreceli kavramlardır. Anne babanın çocukları için yapabileceği tek şey onların iyi bir eğitim almasını sağlamak ve koşulları oluşturmak. Bu koşullar çocuklara “notların yüksek olmalı” gibi şart koşmak için değil onları iyi bir geleceğe hazırlamak adına elinden gelenin yapılması gayreti olarak bakılmalı ve ilişkiler nota endeksli olmaktan çıkarak öz sevgiye dönüşmelidir. Çocuklar sevginizin koşulsuz olduğunu bildiğinde sizi her zaman arkalarında “benim güvenli limanım annem ve babam” olarak hisseder.
Unutmayın sizin yaklaşımınız değiştiğinde, ses tonunuz, bakışınız da değişir, bu enerjiniz çocuğa geçtiğinde bilmeniz gereken cevapları alır ve yardım etmeye başlarsınız. Siz anne baba olarak onu ayakları yere basana kadar kucağınızda taşıyarak yardım ettiniz, büyümesi için en sağlıklı besinleri yemesine yardım ettiniz, düşmesin diye bağcıklarını bağlamasına yardım ettiniz. Siz onun mutlu olmasını sağlayacak bütün olanakları sunuyorsunuz ve o yine mutsuz, doyumsuzsa çözüm dinlemek yargılamadan sadece onu anlamak için dinlemek. Çünkü ilişkinizi tamir edecek ona yardım edecek yine sizsiniz.
Not: Çocuğunuzu dinlediğinizde içinde yardım edemeyeceğiniz kadar büyük bir sorun yaşıyorsa lütfen bir uzmana başvurun.